Güncel Yazılar

Argun Okumuşoğlu / Yalnız Kalpler / 44a / 18 Aralık – 29 Ocak

Aralık 8, 2009 @ OpenArtMagYorum Yok

Argun Okumuşoglu (Small)İkona Buluşmalar –Okumuşoğlu’nun bu sergisinde, bir kolajdan yola çıkılarak yaratılmış, bir kolajın çerçevelediği tablolarla karşı karşıyayız. The Beatles’ın, stüdyo ses kayıt teknolojilerindeki yenilikleri kullandığı deneysel “kavram albümü” Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band’ine, pop art ressamları Peter Blake ile Jann Haworth’un yaptığı, ikonik albüm kapağından yola çıkmış Okumuşoğlu. The Beatles, Okumuşoğlu’nun yapıtlarında ilk kez karşımıza çıkmıyor. Bu sergide, bize tanıdık gelen, yalnız The Beatles değil ayrıca: Okumuşoğlu’nun daha önceki yapıtlarından tanıdığımız kimi ünlü kimi ise Okumuşoğlu’nun özyaşam öyküsüyle ilintili özel yüzler var. Nasıl, The Beatles, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band’in kapağına kendi kahramanlarını yerleştirmişse, Okumuşoğlu da, bazılarını The Beatles’la paylaştığı kendi kahramanları ve arkadaşlarını yerleştirmiş, onları bir aile albümü için bir araya getirmiş, onları buluşturmuş. Önce buluşturmuş, sonra da tek tek ya da kümeler halinde ayırmış. Bütünü oluşturan parçalar, dağılmış sonra.

Buluşturma, çıkış noktası yapıta yapılan anahtar bir müdahale biçimi bu sergide. Olanaksız olanı olanaklı kılma, kurmaca, gerçekliğe karşı koyma, kendi gerçeğini yaratma; sanatın tanımı, sanatçının varoluşsal kaygısı. Dünya bilardo şampiyonu Semih Saygıner’e van Gogh’un, Gece Kahvehanesi’nde bilardo oynatarak; Müzeyyen Senar ile Bob Dylan’ı birlikte sahneye çıkartarak; Rembrandt ile Cruyff’u, Hollanda milli takımında forma giydirtip, sahaya çıkartarak hem olanaksız olanı, kişisel isteği ve nedenleri için olanaklı kılıyor hem de saygı duyduğu klasik ve çağdaş, ikonlaşmış, müzikten futbola, edebiyattan resime, sinemadan heykelciliğe yayılan geniş bir alandaki ustalara bireysel, çok özel selam gönderiyor. Kendi sanatçı arkadaşlarına da uzatıyor selamını. Ressamın, görsel imgelere yaşamını adamış bir sanatçının, yaşamındaki öbür sanatçıları, alanlarındaki ustaları estetik ve varoluşsal kaygılarla ikonlaştırmasını görüyoruz bu sergide. Her sanatçı, kendisini etkileyen, önemsediği, onu kendisi yapan insanlara yapıtlarında şu ya da bu biçimde yer verir. Sanatçıyı okumamızda ancak ipucu olabilir bu tür göndermeler. Sanatçının dünyasına girmemiz için ise kesinkes bir kapıdırlar- hem açık hem de kapalı kapılar. Okumuşoğlu, kendisine ve yapıtlarına açılabilecek ikona kapılar kalabalığıyla başbaşa bırakıyor bizi bu sergide.

İkonların, yeniden ikonlaştırılması olarak da görebiliriz bu sergiyi. Bir kolajdan yola çıkan bu sergi, kolajda toplanan ikonları tek tek ve kümeler halinde başka tablolara ayırınca, kolajdaki ikonlardan tablolardaki ikonlara geçiyoruz. Sanat tarihinde yapılan bir yolculuk da var bu sergide. Beckett, bütün gizemiyle kendi oyunlarından birindeki sahnenin içinde; Sarkis, Vermeer ile buluşarak, Vermeer’in tablosu içinde ve kendi nesneleri arasında; Sevim Burak otomobiliyle; Godard, Serseri Aşıklar’dan bir sahneyle yeniden ikonlaşıyorlar. İkonun temelinde, ahşap üzerine boyanmış yüzler olduğunu anımsayalım. Okumuşoğlu’nun imgeleri, bilgisayardan “kesilip” ahşap üzerine “yapıştırılmış”. Yeni bir ikona yapma tekniği ile de karşı karşıyayız burada. Okumuşoğlu, bir eliyle, Sgt. Pepper’s Lonely Heart Club Band’in kapağından yola çıkarak, ikonlarını tek bir tabloda buluşturmuş; öbür eliyle de estetik amaçlarla ahşap ile sayısal teknolojiyi buluşturmuş. Sayısal teknolojinin ahşapla buluşması, talaş kokuları içinde gerçekleşiyor; bilgisayar teknolojisinin ince sanal hesapları, ahşap oymacılığın ince ve kalın ustalıkları; kireç ve ahşabın organik dokusuyla buluşuyor. İçerik ile biçimin özgünce buluşturulduğunu görüyoruz bu sergide. Sanatçı, kişisel ikonalarını özgün ve çağcıl bir teknikle yapmış. Bu nedenden dolayı, serginin sonunda, çıkış noktası olan içerikten, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümü kapağındaki kolajdan çok uzaklara taşıyor bizi Okumuşoğlu: herşeyden öteye, bu sergiden geriye çok çarpıcı bir estetik kalıyor. Sayısal teknoloji ile ahşabın uyumlu buluşması. Bilgisayarın faresini oynatan sanatçının eli ile beyni, ahşabı kesmeye, oymaya, kireçlemeye koyuluyor sonra. En sonunda, bitirilmiş, çerçevelenmiş tablolarda, bilgisayar ekranı ile heykeltraş stüdyosunun estetik uyumu asılı duruyor.

İkona sanatının en uç noktalarına ulaştığı Bizans ve suret yapımını yasaklayan İslam dininin en son imparatorluğu Osmanlı’nın başkenti İstanbul’da, Okumuşoğlu, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band’in kapağından yola çıkarak yeni bir görsel estetik arıyor. Sayısal teknoloji ile ahşabı, yeni ikona yapımı için ustalıkla ve yaratıcılıkla buluşturuyor. Sayısal teknolojiyi oyuna değil, bir sanat tarihi sorunsalına, bir görsel sanat kaygısına dönüştürüyor: kendi ikonlarını, estetiğin tapınağında, organik bir ortam üzerinde zaman dışına taşıyor, onları sonsuzlaştırıyor.

Sergi: Argun Okumuşoğlu “Yalnız Kalpler” Sergisi
Tarihleri: 18 Aralık – 29 Ocak 2009
Mekan: 44A Sanat Galerisi
Ahmet Fetgari Sok. 2/9, Teşvikiye
Açılış: 18 Aralık, Cuma Saat: 19:00 – 21.00
Ayrıntılı Bilgi için:
Tel :+90 212 233 33 80
E-mail : 44a@44a.com.tr
web : www.44a.com.tr

Yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Tumblr
  • Twitter

Yorum yazın.

Yorum göndermek için, Üye olmalısınız.

© 2010 OpenArtMag.