<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>OpenArtMag &#187; Güncel Yazılar</title>
	<atom:link href="http://openartmag.com/openartmag/category/guncel-yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://openartmag.com/openartmag</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Oct 2011 18:15:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sıfır Noktası / Point Zero / artSumer / 20 Ekim &#8211; 19 Kasım</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2011/sifir-noktasi-point-zero-artsumer-20-ekim-19-kasim/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2011/sifir-noktasi-point-zero-artsumer-20-ekim-19-kasim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 20:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Damla Tokcan Faro]]></category>
		<category><![CDATA[Erdal Duman]]></category>
		<category><![CDATA[Gökçe Er]]></category>
		<category><![CDATA[İnci Furni]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Çanakçı]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gülfidan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=624</guid>
		<description><![CDATA[sanatçılar/artists: Damla Tokcan Faro, Erdal Duman, Gökçe Er, Merve Çanakçı, Onur Gülfidan, İnci Furni artSümer Karaköy&#8217;deki yeni galeri mekânında Sıfır Noktasını sunar. artSümer’in , Karaköy&#8217;deki açılış sergisi Sıfır Noktası ikinci bölümü ile devam ediyor. Sıfır Noktası, bienal ile eş zamanlı olarak iki yılda bir sıfırlanan gündeme bir gönderme: Keşfetmek ve koşullanmak arasında, unutmak ve hatırlamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/276860_291694007524672_1575604243_n.jpg" rel="lightbox[624]"><img class="size-full wp-image-625" title="276860_291694007524672_1575604243_n" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/276860_291694007524672_1575604243_n.jpg" alt="" width="180" height="220" /></a><br />
sanatçılar/artists:<br />
Damla Tokcan Faro, Erdal Duman, Gökçe Er,<br />
Merve Çanakçı, Onur Gülfidan, İnci Furni</p>
<p style="text-align: justify;">artSümer Karaköy&#8217;deki yeni galeri mekânında Sıfır Noktasını sunar.<br />
artSümer’in , Karaköy&#8217;deki açılış sergisi Sıfır Noktası ikinci bölümü ile devam ediyor.<br />
Sıfır Noktası, bienal ile eş zamanlı olarak iki yılda bir sıfırlanan gündeme bir gönderme: Keşfetmek ve koşullanmak arasında, unutmak ve hatırlamak hattında. Neredeyse ana karakterlerini yitirmiş, nötrleşmiş merkezler, kendinden kopmuş hikayeler, kesintiye uğraşmış tarih ve insanları üzerine.<br />
İkilik üzerinden sıfırı arayan Damla Tokcan Faro&#8217;nun kadınları soyut bir zaman örgüsünde konuşlanıyor. Bulduğu hazır Art deco siluetlerini kullanan sanatçı bir araya getirdiği yaşlı ve genç kadınının &#8216;kim&#8217;liklerini ve &#8216;nerede&#8217;liklerini düşündürtüyor. Bu arayış izleyiciyi aynı fikrin tezahürü bir başka ikiliğe götürebilir: Merve Çanakçı, siyahlı beyazlı tanıdık bir Hello Kitty nevresiminde idealize edilmiş kedi portresinde tekil bir kediyi, bir tekiri resmediyor. İkisi de gerçek olmamakla birlikte, resmedilmiş bir tekir, seri üretimde basılmış bir kedi idealinden daha tek, daha kendine has, daha az aynı olabilir mi? Öte yandan m60 adlı silah, belki nevresim kadar seri üretilen ve dağıtılan bir nesne, bir başlangıç ve bitiş olabilir mi aynı anda? Erdal Duman&#8217;ın m60&#8242;ı, homojenleşen coğrafyalarda tarihin bittiği nokta olarak sıfıra bir cevap niteliğinde.<br />
İnci Furni&#8217;nin noktayı kaçırmış personası ise -birçok eserinden aşina olduğumuz astronotu- başını kolları arasına kapıyor; tüm ikiliklerin ve anlam katmanlarının döngüsü aksine, sıfırdaki dünyasından kalkıp, gemilerini batırmaya gelmiş, tam tersi istikamette.<br />
Figürlerini birbirleri ve etrafıyla çelişkide, adeta yoklukta resmeden Onur Gülfidan belki de tüm işlerinde bağlamdan bağımsızlaşmış figürler yaratarak bir sıfır noktası aramakta. Bu kez üst üste ilişkilendirdiği iki tuval arasında, seçenin beklentilerinde ve seçilenin vaatlerinde, her noktada sıfırlanan ve yeniden başlayan bir politik gündemle.<br />
Gökçe Er&#8217;in iki karakteri ise vaatlerini bulmuş bir dünyadan kaçmışlar gibi. &#8220;Her şey sıfır noktasına geldiğinde bir de ondan kaçma durumu ortaya çıkar&#8221; diyor sanatçı, &#8220;Kaçılan güzel, izole, az önce terkedilmiş bir yer&#8230;&#8221;<br />
İki arada bir deredelikten, var olmak ile yok olmak arasındaki sonsuz döngüden, dön dolaşlardan, git gellerden yorulanlara bir nefes&#8230; Sıfır Noktası 2, 20 Ekim&#8217;de artSümer&#8217;in Karaköy&#8217;deki yeni galeri mekanında izleyici ile buluşuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">-</p>
<p style="text-align: justify;">artSümer presents Point Zero in their new gallery space in Karaköy.<br />
artSümer&#8217;s opening exhibition in Karaköy Point Zero, continues with its second part.<br />
Point Zero, simultaneous with the biennial, is a reference to the agenda that changes every two years: between exploration and conditioning, on the line between forgetting and remembering. It is about stories that lost their protagonists with neutralized centers and interrupted history with its people.<br />
Damla Tokcan Faro seeks zero in dualities, situating women in an abstract web of time. The artist, who utilizes Art deco silhouettes that she found, makes the viewers think about the identities and whereabouts of old and young women. This search can take the viewer to another expression of the same idea, another duality: Merve Çanakçı&#8217;s familiar black and white Hello Kitty quilt has an image of an idealized cat, a tabby cat. Although both are not real, could a singularly represented cat be more precious, more unique than a mass-produced cat? On the other hand, could an m60, a gun, mass-produced and distributed as widely as a quilt, be a beginning and an end at the same time? Erdal Duman&#8217;s m60 is an answer to the end of histories in homogenized areas.<br />
İnci Furni&#8217;s persona who missed the point—the astronaut we recognize from many of her other works—puts his head between his arms; he is going in the opposite direction, away from all dualities, all layers of meaning, leaving his world at zero, seeking to sink his ships.<br />
Onur Gülfidan, who paints figures who are in contradiction with each other and their surroundings, who exist in voids, seeks a point of zero by creating figures that are emancipated from context. This time, the artist has a political agenda that is zeroed and re-started, in the two canvases he positions on top of each other, the expectations of the chooser, the expectations of the chosen. Gökçe Er&#8217;s two characters seem to have escaped a world in which they found what was promised to them. The artist says, &#8220;When everything comes to the point of zero, there is a situation of escaping that. The escaped is beautiful, isolated, a place just abandoned&#8230;&#8221;<br />
A breath of air for those who are tired from the in-betweenness, existence and destruction, endless cycles, go-arounds, tides of back and forths. Point Zero part 2 meets viewers in artSümer&#8217;s new gallery space in Karaköy on October 20th.</p>
<p style="text-align: justify;">kemankeş mah. mumhane cad.<br />
laroz han no:67<br />
karaköy 34425<br />
<a href="http://www.artsumer.com/" target="_blank">http://www.artsumer.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2011/sifir-noktasi-point-zero-artsumer-20-ekim-19-kasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Sırrım Var&#8230; / Ebru Alpagut / C.A.M. Galeri / 15 Ekim-13 Kasım</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2011/bir-sirrim-var-ebru-alpagut-c-a-m-galeri-15-ekim-13-kasim/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2011/bir-sirrim-var-ebru-alpagut-c-a-m-galeri-15-ekim-13-kasim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 19:38:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[C.A.M. Galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Alpagut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=619</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Alpagut Ebru Alpagut ikinci kişisel sergisi Bir Sırrım Var… ile 15 Ekim- 13 Kasım 2011 tarihleri arasında C.A.M Galeri Akaretler’de… Bir çoğumuzun hayatından geçen, iz bırakıp tabulaşan, yaşayıp dile getiremediğimiz &#8211; çoğu zaman da “suçlu” sayıldığımız- ve bir şekilde çevremize yansıttığımız, taşınması zor bir sır. Siyah beyaz bir zaman perdesinde renkle işaretlenmiş detaylar; bilincimizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_620" class="wp-caption alignleft" style="width: 182px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/ebru-alpagut-futbol-web.jpg" rel="lightbox[619]"><img class="size-medium wp-image-620" title="ebru-alpagut-futbol-web" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/ebru-alpagut-futbol-web-172x300.jpg" alt="" width="172" height="300" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Ebru Alpagut</dd>
</dl>
</div>
<p style="text-align: justify;">
Ebru Alpagut ikinci kişisel sergisi Bir Sırrım Var… ile 15 Ekim- 13 Kasım 2011 tarihleri arasında C.A.M Galeri Akaretler’de…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir çoğumuzun hayatından geçen, iz bırakıp tabulaşan, yaşayıp dile getiremediğimiz &#8211; çoğu zaman da “suçlu” sayıldığımız- ve bir şekilde çevremize yansıttığımız, taşınması zor bir sır.</p>
<p style="text-align: justify;">Siyah beyaz bir zaman perdesinde renkle işaretlenmiş detaylar; bilincimizin derinliklerine itilen, bir imgeyle zihnimize kazınan, bastırılmış anılar, Ebru Alpagut&#8217;un fırçasıyla su yüzüne çıkıyor. Fiziksel, cinsel, duygusal ve psikolojik istismarı, genç kadın bedenlerine çeşitli simgesel anlamlar yükleyerek ve onları farklı karakterlere büründürerek anlatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ebru Alpagut exhibits her second solo exhibition “I Have a Secret&#8230;”at C.A.M Gallery / Akaretler, between 15 October- 13 November 2011.</p>
<p style="text-align: justify;">It is a secret hard to carry around that leaves a scar and becomes a taboo, that is not talked about even most of us pass through, that leaves us with the label “guilty” and somehow we externalize.</p>
<p style="text-align: justify;">Details marked by colors on a black and white time screen, suppressed memories pushed towards the darkness of subconscious that got scraped to our minds with an image, emerge with Ebru Alpagut&#8217;s brushstrokes. She narrates physical, sexual, emotional and psychological abuse by giving several symbolic meanings to the bodies of young women and putting them in diverse characters.</p>
<p style="text-align: justify;">C.A.M. Galeri / Akaretler<br />
Şair Nedim Cad.No:25B</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2011/bir-sirrim-var-ebru-alpagut-c-a-m-galeri-15-ekim-13-kasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dışarıda / Rüçhan Şahinoğlu / Galeri Apel / 27 Ekim &#8211; 3 Aralık</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2011/disarida-ruchan-sahinoglu-galeri-apel-27-ekim-3-aralik/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2011/disarida-ruchan-sahinoglu-galeri-apel-27-ekim-3-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 19:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri Apel]]></category>
		<category><![CDATA[Rüçhan Şahinoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[Rüçhan Şahinoğlu’nun dokuzuncu kişisel resim sergisi “Dışarda”, 27 Ekim-3 Aralık 2011 tarihleri arasında Galeri Apel’de izlenebilecek. Şahinoğlu yeni sergisinde, yapıtlarının temel izleği olan iletişimsizlik, yalnızlık ve yabancılaşma kavramlarını kentsel ortama taşıyor. Resimlerinde bu kez ıssız sokaklar, ruhsuz bina cepheleri, gerilimli elektrik trafoları ama en çok da kendi halinde duran sokak lambaları var. Sanatçının son dönem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/RUCHAN_SAHINOGLU_DISARDA01.jpg" rel="lightbox[608]"><img class="size-medium wp-image-609" title="RUCHAN_SAHINOGLU_DISARDA01" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/RUCHAN_SAHINOGLU_DISARDA01-300x298.jpg" alt="" width="300" height="298" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Rüçhan Şahinoğlu’nun dokuzuncu kişisel resim sergisi “Dışarda”, 27 Ekim-3 Aralık 2011 tarihleri arasında Galeri Apel’de izlenebilecek. Şahinoğlu yeni sergisinde, yapıtlarının temel izleği olan iletişimsizlik, yalnızlık ve yabancılaşma kavramlarını kentsel ortama taşıyor. Resimlerinde bu kez ıssız sokaklar, ruhsuz bina cepheleri, gerilimli elektrik trafoları ama en çok da kendi halinde duran sokak lambaları var. Sanatçının son dönem resimlerinin temel ikonografik unsuru olan bu sokak lambaları, kentin hızlı, gürültülü, hırslı akışının adeta sessiz birer tanığına dönüşüyor.<br />
1996 yılından bu yana Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli kentlerinden İstanbul’daki kendi adresine kent manzarası kartpostalları gönderen Rüçhan Şahinoğlu, yıllara yayılan bu uzun soluklu performansın temelindeki içsel yalnızlığı ve varoluş oyununu yeni sergisinde resimlerle ifade ediyor. Çektiği yüzlerce kent fotoğrafını harmanlayarak özgün kent görünümleri elde eden sanatçı, artık herhangi bir yer olmayan, yalnızca zihinsel kurguların ürünü olan kent imgelerine dönüşen yeni manzaralar oluşturuyor. Bu yersiz, aidiyetsiz kent görünümlerinde bir yandan kentleşme ve modernleşme sürecinde insan ruhunun yalnızlaşmasının derin soyut izlerini ve atmosferini, öte yandan sanal ortamların soğuk yüzeyselliğini bulmak mümkün. Kentte yaşamın ve varoluşun değişen anlamları ve biçimleri, Şahinoğlu’nun manzaralarının önemli bir boyutunu oluşturuyor.<br />
Rüçhan Şahinoğlu’nun resimleri, emek yoğun bir süreçte gerçekleşen ama fotoğrafik görüntüyü temel alan resimler olarak, bir yandan da fotoğrafın yoğun varlığıyla çevrili dünyamızda görsel olanın hala haz verip veremeyeceğini izleyiciye meditatif bir görsel deneyim sunarak sorguluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Rüçhan Şahinoğlu 1970 yılında İstanbul’da doğdu. İlk kişisel sergisini 1995 yılında açtı, yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda karma sergiye katıldı. “Gönderen: Rüçhan Şahinoğlu” ve “Sanatçı Kartpostalları” gibi projeleriyle kartpostalı bir sanat formatı olarak kullanan ilginç çalışmalarıyla dikkat çekti, ayrıca ‘posta sanatı’ akımının Türkiye’deki ilk temsilcileri arasında yer aldı. Halen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Şahinoğlu, 1998 Türkiye İş Bankası Sanat Büyük Ödülü ve 1995 Tekel Resim Yarışması Ödülü sahibidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2011/disarida-ruchan-sahinoglu-galeri-apel-27-ekim-3-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dilbilgisi / Serkan Yüksel / Art Suites Galeri / 20 Ekim -18 Kasım</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2011/dilbilgisi-serkan-yuksel-art-suites-galeri-20-ekim-18-kasim/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2011/dilbilgisi-serkan-yuksel-art-suites-galeri-20-ekim-18-kasim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 18:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Art Suites]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Yüksel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=594</guid>
		<description><![CDATA[Serkan Yüksel Serkan Yüksel, “DİLBİLGİSİ” başlığı altında resim çalışmalarını 20 Ekim – 18 Kasım tarihleri arasında ART SUITES GALLERY’de sergiliyor. Yüksel için arka planı uzun yıllara uzayan ama bu kişisel ilk (resim) sergisi için iki yılı aşkın bir süreyi kapsayan “dil ve söz” üzerinden inşa edilmiş, tamamı beyaz zemin üzerine yoğun çizgi ve lekelerden oluşmuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_595" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/serkan-dav.jpg" rel="lightbox[594]"><img class="size-full wp-image-595" title="serkan dav" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/serkan-dav.jpg" alt="" width="300" height="231" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Serkan Yüksel</dd>
</dl>
</div>
<p style="text-align: justify;">Serkan Yüksel, “DİLBİLGİSİ” başlığı altında resim çalışmalarını 20 Ekim – 18 Kasım tarihleri arasında ART SUITES GALLERY’de sergiliyor. Yüksel için arka planı uzun yıllara uzayan ama bu kişisel ilk (resim) sergisi için iki yılı aşkın bir süreyi kapsayan “dil ve söz” üzerinden inşa edilmiş, tamamı beyaz zemin üzerine yoğun çizgi ve lekelerden oluşmuş çalışmalar sözle biçimin ortaklığı… Sanatçı; derlediği, biriktirdiği, sorunsallaştırdığı ve çözüm arayışlarına yöneldiği, sosyal yaşamın yıpratıcı tarafını özenle çizdiği ve atölyesindeki kütüphanesinde istiflediği eskiz denemeyecek kadar iyi planlanmış ve hazırlanmış defterleri ile de aslında günümüz sanatında az örneklendirilecek çalışma süreci ile işlerini üretmekte…</p>
<div class="mceTemp" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_597" class="wp-caption alignleft" style="width: 240px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/eylem.jpg" rel="lightbox[594]"><img class="size-medium wp-image-597" title="eylem" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/eylem-230x300.jpg" alt="" width="230" height="300" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Serkan Yüksel</dd>
</dl>
</div>
<p style="text-align: justify;"><em>Dil farklılığı bir kusur olarak durur insanoğlunun üzerinde. Bin bir kusurdan sadece biri olmasına rağmen başına en büyük belaları da bu farklılık açmıştır. Ateşkes isteyen iki tarafın, sadece birbirlerini anlamadıkları için savaşı sürdürmesini anlatan hikâyelerle doludur dünyanın hatıra defteri. Lisan anlaşmayı yaratır, anlaşma da insanı. Çünkü varlıklarını başkalarının sözleriyle anlamlandıracak kadar acizdir insan. Başkalarının bakışları görünür kılar bizi, başkalarının başkayla kurduğu bağlantıya imrenir, başkasının sözleriyle haset ederiz. Bu kısır, kısır olduğu kadar da gerçek döngüyü sürdürmek için dil gerekir insana; lisandır onu başka canlılardan ayrı kılan. İşte bu sebeple renklerden, kokulardan ve görüntülerden önce kelimelerle düşünür insan.<br />
Serkan Yüksel, resimlerinde dili bazen kendi gerçeği bazen de kanatlarla anlatmaya çalışıyor. Renk ve çizgilerle somut hale getirmeye çalıştığı dil kanatlanarak yaratıcısını ve yüzeyi terk ediyor. Sözün kalıcı olmamasına ilişkin bir gönderme olarak okunabilir bu. Hayatımızı belirleyen, değiştiren ve bazen yok bazen var eden sözcüklerin kalıcı olmaması bile onun ne kadar insanın dışında olduğunun bir kanıtı değil midir? Yüksel; dili, resimlerinin içinde çok fazla tutamayacağını biliyor ama her halinden yararlanabiliyor. Eylemi, kavgayı, barışı, uzlaşmayı, vaatleri ve dile dair ne varsa resmediyor. Dili tek bir anda pek çok şey haline getirmeyi beceriyor. Bazen kızıyor, bazen seviyor ve sevişiyor, bazen de söyleniyor.<br />
Sanatçı, bazı resimlerinde bilinçli bir biçimde şiddeti öne çıkarırken, bazılarında oldukça geriye atıyor, ama her zaman şiddeti resmin ve dilin bir parçası olarak algılıyor.<br />
</em></p>
<p style="text-align: justify;">Art Suites Gallery Balo Sokak No: 40 BEYOĞLU / İSTANBUL<br />
Tel: 212 251 55 61<br />
<a href="http://www.artsuitesgallery.com" target="_blank">www.artsuitesgallery.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2011/dilbilgisi-serkan-yuksel-art-suites-galeri-20-ekim-18-kasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşik / Threshold / Ragıp Basmazölmez / Daire Sanat</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2011/esik-threshold-ragip-basmazolmez-daire-sanat/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2011/esik-threshold-ragip-basmazolmez-daire-sanat/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 18:33:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Daire Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ragıp Basmazölmez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[Daire, 14 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde Ragıp Basmazölmez&#8217;in “Eşik” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Çalışmalarında ağırlıklı olarak geleneksel basma kumaşını kullanarak çeşitli sanatsal öneriler oluşturan Ragıp Basmazölmez, genellikle, köyden kente iç göç, kentleşme, yabancılaşma, kültürel aidiyet ve modernleşme gibi kavramlara göndermeler yapar. Kendisi de bu iç göçün bir parçası olan sanatçının yapıtlarında, göç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #888888;"><a href="http://openartmag.com/openartmag/uploads/shantyhouse-web2.jpg" rel="lightbox[584]"><span style="color: #888888;"><img class="size-medium wp-image-587" title="shantyhouse-web2" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/shantyhouse-web2-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></span></a>Daire, 14 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde Ragıp Basmazölmez&#8217;in “Eşik” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #888888;">Çalışmalarında ağırlıklı olarak geleneksel basma kumaşını kullanarak çeşitli sanatsal öneriler oluşturan Ragıp Basmazölmez, genellikle, köyden kente iç göç, kentleşme, yabancılaşma, kültürel aidiyet ve modernleşme gibi kavramlara göndermeler yapar. Kendisi de bu iç göçün bir parçası olan sanatçının yapıtlarında, göç ve sonrasında kentlerde oluşan kaotik yapının ortaya çıkardığı farklı dışavurumların bir yansımasını görmek mümkündür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #888888;">Sanatçı multi-disipliner bir bakış açısıyla, tüm bu imgelerin bir sentezi niteliğinde oluşturacağı “Eşik” isimli kişisel sergisinde, eşiğin, Anadolu kültürün de imgesel anlamda edindiği yer ve bu imgenin ‘eşiği geçmiş’ olan insanlar için önemini bizlere göstermek istemektedir. Eşik tıpkı “Ocak”, “Direk” gibi Anadolu kültüründe yaşam alanlarının kutsal sayılan mekânlarından biridir. Eşik basılması, üzerine oturulması günah; girerken veya çıkarken besmele veya dua yapılan bir mekândır. Sanatçıya göre, biz her ne kadar bugün yaşam biçimimizde çok fazla gözlemleyemesek de, bu inanç şekli hala önemini korumakta ve süreğenliğini devam ettirmektedir. Büyük şehirlere başlayan iç göç süreci bu açıdan bakıldığında dikkat çekicidir çünkü artık kutsal olan o baba ocağının eşiği çiğnenmiş ve geçilmiştir. Sonrasında eşiğin öneminin değişerek kaybedileceği başka bir sürecin de başlangıcıdır bu aslında. İşte bu süreç içerisinde değişen kimlikler ve ortaya çıkan yeni kültürel oluşum her ne kadar aidiyetini yitirmiş ve başkalaşmış gibi görünse de aslında ana eksenine çok güçlü bağlarla kenetlidir. O nedenle biz bu noktada eşiğin imgesel anlamda aslında tam olarak geçilemediğini düşünebiliriz. Kuşkusuz göç eden insanların tutundukları eksen eşiğin içerisinde yer alan ata ocağıdır. Burada eşiğin her iki yanı da bu insanlar için önem kazanmaktadır. Onlar kimi zaman eşiğin dışında kimi zamansa eşiğin içerisinde yer almak zorundadırlar. Bu devinimsel süreçlerde artık eşiğin her iki yanına da yabancıdırlar…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #888888;">“Eşik”, 14 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde, salı – cumartesi 11.00 – 19.00 arası Daire’de görülebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #888888;">Yer: Daire</span><br />
<span style="color: #888888;"> Sergi: “Eşik”</span><br />
<span style="color: #888888;"> Sanatçı: Ragıp Basmazölmez</span><br />
<span style="color: #888888;"> Tarih: 14 Ekim Oct-20 Kasım Nov 2011</span><br />
<span style="color: #888888;"> Adres: Boğazkesen Cad No:65D Tophane 34433 Beyoğlu İstanbul</span><br />
<span style="color: #888888;"> <a href="http://www.dairesanat.com" target="_blank"><span style="color: #888888;">www.dairesanat.com</span></a></span><br />
<span style="color: #888888;"> <a href="mail:info@dairesanat.com" target="_blank"><span style="color: #888888;">info@dairesanat.com</span></a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2011/esik-threshold-ragip-basmazolmez-daire-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arklar / Dilara Akay / 44a / 27 Eylül – 27 Ekim</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2010/arklar-dilara-akay-44a-27-eylul-%e2%80%93-27-ekim/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2010/arklar-dilara-akay-44a-27-eylul-%e2%80%93-27-ekim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 16:26:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[44A]]></category>
		<category><![CDATA[Dilara Akay]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[İstan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=578</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaya bir şey ilave etmek dünyadan bir şey istemektir. Başka bir deyişle: Eylemek arzulamaktır. Malzemenin, çoğunlukla da metalin uzanımlarını araştırmayı hep işinin odağında tutan Dilara Akay, dünyaya çizgiler, kuşaklar, kavisler, danslar ekliyor bu sergisinde. Savrulmaya, saçılmaya dört bir yana hevesli malzemenin, merkezini yitirmiş, fütüristik hareketleri, sergilendiği mekanın müziğini kurmaya, oradan geçip giden zamanın ritmini kurgulamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaya bir şey ilave etmek dünyadan bir şey istemektir. Başka bir deyişle: Eylemek arzulamaktır. Malzemenin, çoğunlukla da metalin uzanımlarını araştırmayı hep işinin odağında tutan Dilara Akay, dünyaya çizgiler, kuşaklar, kavisler, danslar ekliyor bu sergisinde.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-579" title="Dilara_Akay_ARK96_120x168x38cm" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/Dilara_Akay_ARK96_120x168x38cm.jpg" alt="Dilara_Akay_ARK96_120x168x38cm" width="448" height="297" /><br />
Savrulmaya, saçılmaya dört bir yana hevesli malzemenin, merkezini yitirmiş, fütüristik hareketleri, sergilendiği mekanın müziğini kurmaya, oradan geçip giden zamanın ritmini kurgulamaya kalkışacak yine besbelli. Her tekil hareketin arzusu olan çeşitleme, Akay&#8217;ın işlerinin nabzı olmuş adeta: Malzemenin &#8216;merkezkaç&#8217;ını, sınırın sınırını arıyor orada. Bir kütle fikir inşa etmekten çok, akışlar, atımlar icat eden kışkırtıcı bir devingenlik var karşımızda: Özne ve nesnenin elendiği, saf hareketin güzelliğine açılan bir düzlem.</p>
<p>Dünyaya bir şey ilave etmek dünyadan yeni bir dünya istemektir.</p>
<p>Dilara Akay&#8217;ın işleri 27 Eylül – 27 Ekim 2010 tarihleri arasında 44A Sanat Galerisi&#8217;nde izlenebilir.</p>
<p>Ahmet Fetgari Sok.44/A Teşvikiye   34365 Istanbul<br />
<a href="http://www.44a.com.tr" target="_blank">www.44a.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2010/arklar-dilara-akay-44a-27-eylul-%e2%80%93-27-ekim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp Eşya Bürosu / ALANistanbul / 29 Eylül &#8211; 22 Ekim</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2010/kayip-esya-burosu-alanistanbul-29-eylul-22-ekim/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2010/kayip-esya-burosu-alanistanbul-29-eylul-22-ekim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 16:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ALANistanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Devrim Kadirbeyoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=573</guid>
		<description><![CDATA[Devrim Kadirbeyoğlu teknolojinin farklı görsel tasarım araçları ile kendi hayal gücünde yarattığı algılamayı bir yandan eleştirel diğer yandan da çok kişisel bir enstalasyon ile ALANistanbul’da sergiliyor! Çevrelerindeki seslere ve ışığa duyarlı robotlar, New York’ta sokaklara atılmış eldivenler ile sıcaklık kazanıyor. Kadirbeyoğlu böylece güncel sanat ile derinden derine ortaya çıkan bir modernizm eleştirisini kapitalin ve sanatın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devrim Kadirbeyoğlu teknolojinin farklı görsel tasarım araçları ile kendi hayal gücünde yarattığı algılamayı bir yandan eleştirel diğer yandan da çok kişisel bir enstalasyon ile ALANistanbul’da sergiliyor! Çevrelerindeki seslere ve ışığa duyarlı robotlar, New York’ta sokaklara atılmış eldivenler ile sıcaklık kazanıyor. Kadirbeyoğlu böylece güncel sanat ile derinden derine ortaya çıkan bir modernizm eleştirisini kapitalin ve sanatın başkentinden İstanbul’a taşıyor.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-574" title="Devrim Kadirbeyoglu-mosyo ^" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/Devrim-Kadirbeyoglu-mosyo-^.jpg" alt="Devrim Kadirbeyoglu-mosyo ^" width="298" height="448" /><br />
Kayıp Eşya Bürosu</p>
<p>New York şehrinin sokaklarında kaybedilmiş eldivenlerin toparlandığı, tekrar kurgulanıp yeniden kullanıldığı kayıp eşya bürosuna hoş geldiniz. Burada kaybolan eldivenlerin reenkarnasyonlarına kişilik kazandıran, tamamen geri dönüşümlü malzemelerin kullanıldığı Robotlar ile karşılaşacaksınız. Hareketlerini sensor, motor ve insan gücü ile alan Robotlar üşümemek için ellerini birbirine sürtmektedirler. Eldivenlerin birbirlerine dikildiği ceket ise giyenleri sıcak tutacaktır.</p>
<p>Galip Dede Caddesi No: 24/11 Tünel – İstanbul Turkey</p>
<p><a href="http://www.alanistanbul.com" target="_blank">www.alanistanbul.com</a></p>
<pre></pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2010/kayip-esya-burosu-alanistanbul-29-eylul-22-ekim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahte Karşılaşmalar Alanı &#8211; The Zone Of False Encounters / Beyza Boynudelik / 44A / 24 Mayıs &#8211; 16 Haziran</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2010/sahte-karsilasmalar-alani-the-zone-of-false-encounters-beyza-boynudelik-44a-24-mayis-16-haziran/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2010/sahte-karsilasmalar-alani-the-zone-of-false-encounters-beyza-boynudelik-44a-24-mayis-16-haziran/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 16:31:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[44A]]></category>
		<category><![CDATA[Beyza Boynudelik]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[SAHTE KARŞILAŞMALAR ALANI Beyza Boynudelik’in “Sahte Karşılaşmalar Alanı” adlı sergisi, 24 Mayıs  2010 tarihinde 44A’da açılıyor. Güncel  yaşam trajedileri ve giyilmiş roller, ardına saklanılan maskeler&#8230; Gündelik yaşamdaki tuhaf aksaklıklar ve etkileri.. Sanatçı, bugünün bireyinin;  gündemi inanılmaz bir hızla değişen kent yaşamında, bir yandan  çizilen “ideal metropol insanı” şablonunun içini doldurmaya çalışırken; diğer yandan tepkisiz, duygusuz,  neredeyse belleksiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-568" title="2009 arıza giderici 191x162 t.akrilik" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/2009-arıza-giderici-191x162-t.akrilik.jpg" alt="Arıza Giderici / Beyza Boynudelik" width="336" height="401" /></p>
<p><span style="font-family: Calibri; font-size: medium;">SAHTE KARŞILAŞMALAR ALANI</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Beyza Boynudelik’in “Sahte  Karşılaşmalar  Alanı” adlı sergisi, 24 Mayıs  2010 tarihinde 44A’da  açılıyor.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Güncel  yaşam  trajedileri ve giyilmiş roller, ardına saklanılan maskeler&#8230;  Gündelik yaşamdaki tuhaf aksaklıklar ve etkileri.. Sanatçı, bugünün  bireyinin;  gündemi inanılmaz bir hızla değişen kent yaşamında,  bir yandan  çizilen “ideal metropol insanı” şablonunun içini  doldurmaya çalışırken; diğer yandan tepkisiz, duygusuz,  neredeyse  belleksiz ve yalnız hale gelişinin izlerini, resimleri aracılığıyla  görselleştiriyor.  Fastfood haberler ve pembe dizi hayatların,  bireyin zihninde, gerçek trajedilerden daha fazla iz bırakmasını  eleştirirken,  bireyin, kayıtsızlık maskesi altında “öteki”ni  inceleyen halini  bizlere sunmak istiyor. Statü ve güç odaklı  apatik kalabalıkların, Bauman’a göre “sahte karşılaşmalar”  yaşayanların  maskelerini  işaret etmek niyetinde.  Boynudelik’in,   her türlü felakete ragmen fütursuzca mutlu, ama incir çekirdeğini  doldurmayacak herşey için derin depresyonda olan kent insanının  samimiyetini  ve gerçekliğini sorguladığı yapıtları, 16  Haziran 2010 tarihine kadar 44A’da izlenebilir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">1975 İstanbul doğumlu  Beyza Boynudelik, 1999 senesinde Mimar Sinan Üniversitesi, G.S.F. Resim  Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı bölümde Yüksek Lisansını  tamamlamış, halen aynı bölümde Sanatta Yeterlilik eğitimine devam  etmektedir.  Yurtiçi ve yurtdışı karma ve kişisel sergiler  açmakta, sempozyum ve workshoplara katılmaktadır.</span></p>
<p align="justify">
<div id="attachment_566" class="wp-caption alignleft" style="width: 600px"><img class="size-full wp-image-566" title="Beyza Boynudelik 44a" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/Beyza-Boynudelik-44a.jpg" alt="Beyza Boynudelik" width="590" height="295" /><p class="wp-caption-text">Beyza Boynudelik</p></div>
<p align="justify"><em><span style="font-family: Calibri; font-size: medium;">THE ZONE OF  FALSE ENCOUNTERS</span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Beyza Boynudelik’s  new exhibition   “The Zone of False Encounters” opens on May 24, 2010 at 44A.</span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Quotidian tragedies, roles that have  been put on, and masks to hide behind. Bizarre complications of daily  life, and their effects.. The artist, through her paintings, visualizes  the path of today’s individual  as he/she becomes reactionless,  emotionless, solitary and almost devoid of memory while trying to  perform  the role of the “ideal metropolitan subject” in a city life with  constantly changing agendas.  While criticizing how fast-food news  and soap opera lives leave more traces in the mind of the individual  than real tragedies, the artist seeks to present us with the state of  this individual -living a life of visual and emotional trash-, who  investigates  “the other” under a mask of indifference , without looking them  in the eye.  She seeks to point at the masks of status and power  oriented apathetic crowds, of those who, according to Bauman, experience   “false encounters”. Boynudelik’s work, which explores the reality  and sincerity of the metropolitan subject -who despite all kinds of  disasters, manages to stay indifferently happy but also lives in deep  depression brought on by the tiniest of troubles, will be on view at   44A until June 16, 2010. </span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">BeyzaBoynudelik was born in Istanbul  in 1975. After completing her BFA at Mimar Sinan University, Faculty  of Fine Arts Painting Department, she went on to do her master’s degree  at the same university, where she now continues her PHD studies. She  has had her work exhibited in many domestic and international  exhibitions,  and continues to participate in various symposiums and workshops.</span></em></p>
<p>Ahmet Fetgari Sok.44/A Teşvikiye   34365 İstanbul &#8211; TÜRKİYE</p>
<p>+90 212 233 33 80</p>
<p><a href="http://www.44a.com.tr" target="_blank">http://www.44a.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2010/sahte-karsilasmalar-alani-the-zone-of-false-encounters-beyza-boynudelik-44a-24-mayis-16-haziran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önerme IV / Pg Art Gallery / 18 Mayıs &#8211; 15 Haziran</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2010/onerme-iv-pg-art-gallery-18-mayis-15-haziran/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2010/onerme-iv-pg-art-gallery-18-mayis-15-haziran/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 15:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Beril Günay]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Çalış]]></category>
		<category><![CDATA[Funda Gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[Gülçağ Konçe]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Pehlevan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Pg Art Gallery]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Mehmet Buçukoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[2007 yılından itibaren Pg Art Gallery’de Devabil Kara öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Önerme’ sergi dizisinin bu yıl dördüncüsü düzenleniyor. Sergide Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Devabil Kara Atölyesi’nden altı genç sanatçı Türk sanat ortamına öneriliyorlar. Devabil Kara’nın da bir yapıtla eşlik edeceği bu sergide Beril Günay, Emre Çalış, Funda Gümüş, Gülçağ Konçe, Hasan Pehlevan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;"><img class="alignleft size-full wp-image-561" title="1" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/1.JPG" alt="1" width="264" height="370" /></div>
<div style="text-align: left;"><span style="line-height: 115%; font-family: Arial;"><span><span style="color: #666666;">2007  yılından itibaren Pg Art Gallery’de Devabil Kara öncülüğünde  gerçekleştirilen ‘Önerme’ sergi dizisinin bu yıl dördüncüsü  düzenleniyor.</span></span></span></div>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Arial;"><span><span style="color: #666666;">Sergide Marmara Üniversitesi Güzel  Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Devabil Kara Atölyesi’nden altı genç  sanatçı Türk sanat ortamına öneriliyorlar. Devabil Kara’nın da bir  yapıtla eşlik edeceği bu sergide <strong>Beril Günay</strong>, <strong>Emre  Çalış</strong>, <strong>Funda Gümüş</strong>, <strong>Gülçağ Konçe</strong>,  <strong>Hasan Pehlevan</strong> ve <strong>Seyit Mehmet</strong> <strong>Buçukoğlu</strong>’nun farklı disiplinlerdeki çalışmaları yer  alacak.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2010/onerme-iv-pg-art-gallery-18-mayis-15-haziran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Little Boy / Tunca Subaşı / Sanatorium / 11 Mayıs &#8211; 12 Haziran</title>
		<link>http://openartmag.com/openartmag/2010/little-boy-tunca-subasi-sanatorium-11-mayis-12-haziran/</link>
		<comments>http://openartmag.com/openartmag/2010/little-boy-tunca-subasi-sanatorium-11-mayis-12-haziran/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 15:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OpenArtMag</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sanato]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatorium]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Tunca Subaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://openartmag.com/openartmag/?p=553</guid>
		<description><![CDATA[Sanatorium, 11 Mayıs – 12 Haziran tarihleri arasında Tunca Subaşı’nın ‘Little Boy’ isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Türkiye çağdaş sanat ortamında bir çok projeye imza atmış olan Tunca Subaşı, kurucularından olduğu Sanatorium Sivil Sanat İnisiyatifi ve Platformu bünyesinde çalışmalarına devam etmektedir. Sanatorium Çağdaş  Sanat Galerisi, sanatçının altıncı kişisel sergisini izleyicilerin beğenisine sunuyor. Sanatçı bu sergi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_554" class="wp-caption alignleft" style="width: 582px"><img class="size-full wp-image-554" title="war_ends" src="http://openartmag.com/openartmag/uploads/war_ends.jpg" alt="Tunca Subaşı / Sanatorium" width="572" height="286" /><p class="wp-caption-text">Tunca Subaşı / Sanatorium</p></div>
<p>Sanatorium, <strong>11 Mayıs</strong> – <strong>12 Haziran</strong> tarihleri arasında Tunca Subaşı’nın<br />
<strong>‘Little Boy’ </strong>isimli sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Türkiye çağdaş sanat ortamında bir çok projeye imza atmış olan <strong>Tunca Subaşı</strong>, kurucularından olduğu <strong>Sanatorium Sivil Sanat İnisiyatifi</strong> ve <strong>Platformu </strong>bünyesinde çalışmalarına devam etmektedir.</p>
<p><strong>Sanatorium Çağdaş  Sanat Galerisi</strong>, sanatçının altıncı kişisel sergisini izleyicilerin beğenisine sunuyor.</p>
<p>Sanatçı bu sergi ile, 1945 yılında Hiroşima’ya atılan dünyanın ilk atom bombasının ismindeki ironiye,  Little Boy’un belleğini oluşturarak işaret ediyor.<br />
Eserlerinin çıkış noktasını, bir atom bombasına ‘Little Boy’ ismini yakıştırabilen ve günümüzde de örneklerine sıkça rastlayabileceğimiz sarkastik tutum oluşturuyor.<br />
Eserlerinde, çeşitli dönemlere ait politik düşünce ve olayların  günümüzde popüler kültüre malzeme oluşunu eleştirel bir dille ele alırken; dönemin retro imajlarını heykel, enstalasyon ve resimleriyle yorumluyor.</p>
<p style="text-align: left;">İstiklal Caddesi Postacılar Çıkmazı No:18 Santa Maria Apt. Asmalımescit Beyoğlu / İSTANBUL</p>
<p style="text-align: left;">Tel: 0212 292 91 60 Fax: 0212 292 91 62</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.sanatorium.com.tr" target="_blank">www.sanatorium.com.tr</a> info@sanatorium.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://openartmag.com/openartmag/2010/little-boy-tunca-subasi-sanatorium-11-mayis-12-haziran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

